13 Ocak 2018 Cumartesi

Wilson İlkeleri Maddeleri


Wilson İlkeleri Nelerdir?

Birinci Dünya Savaşı sırasında, ABD Başkanı Wilson, 8 Ocak 1918'de Kongre'de okuduğu bir bildiride barış koşullarına dair önerilerini 14 maddede özetledi. Bu maddeleri şu şekilde sıralayabiliriz:

1-) Bütün barış antlaşmaları açık olarak yapılmalı ve ülkeler arasında gizli diplomasi terk edilmelidir.

2-) Karasuları dışındaki denizlerde mutlak bir serbestlik sağlanmalıdır.

3-) Devletler arasındaki tüm ekonomik engeller kaldırılmalı. 

4-) Ülkelerin silahlarını iç güvenliklerini sağlayabilecekleri en düşük düzeye indirmeleri konusunda yeterli garantiler alınmalı ve verilmeli.

5-) Bütün sömürgecilik talepleri, ilgili halkların çıkarları ile egemenliği tartışılan devletin hakkaniyete uygun talepleri ile eşit öneme sahip olmak kaydıyla açık ve tarafsızca ele alınmalı. 

6-) Yabancı askerler Rusya'yı boşaltmalı ve bu ülkenin kendi politikalarını özgürce belirleyebilmesi için yardım sağlanmalıdır.

7-) Yabancı askerler Belçika'yı boşaltmalıdır.

8-) İşgal edilmiş bütün Fransa toprakları boşaltılarak eski haline getirilmeli ve Alsace-Lorraine bu ülkeye iade edilmelidir. 

9-) İtalyan sınırlarının yeniden belirlenmesinde İtalyan halkının kabul ettiği hat esas alınmalıdır.

10-) Avusturya-Macaristan halkına özgürce kendilerini geliştirme imkanı tanınmalıdır.

11-) Romanya, Sırbistan ve Karadağ boşaltılmalı. Balkan ülkelerine bağımsızlık ve toprak bütünlüğü konusunda güvenceler verilmeli.

12-) Osmanlı Devleti'nde Türklerin bulunduğu kısımlara tam egemenlik sağlanmalı ve burada yaşayan diğer uluslara tam bir yaşama güvenliği ve özerk gelişme imkanı sağlanmalıdır. 

13-) Bağımsız bir Polonya devleti kurulmalı.

14-) Genel bir uluslar birliği oluşturulmalı.


Türkleri İlgilendiren Madde Hangisidir?

Wilson İlkeleri'nde Türkleri özellikle ilgilendiren 12. maddedir. Bu madde Osmanlı Devleti'nin Türk kesimlerinin egemenliğinin güvence altına alınmasını öneriyordu. 

20 Aralık 2017 Çarşamba

Pimapen Tamiri


İstanbul'un, kış aylarında evlerimize büyük problemler yaşatan şehirlerden biri olduğu birçok kişi tarafından bilinmektedir. Soğuk havalar, evlerimizi koruyan pimapenlerimize zarar vermektedir. Bizler de böyle problemler yaşadığımız için pimapenlerimizin lastiklerinin ve contalarının eskidiğinin farkına geç varabiliriz. Bunu fark ederseniz en kısa zamanda pimapen tamiri hizmetimizden profesyonel bir şekilde faydalanabilirsiniz. Kalıcı ve güvenilir bir ev ortamında yaşamak için bizleri tercih ettiğinizden dolayı çok memnun olacaksınız. Müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutan şirketimizi sizlerin pimapen tamiri ihtiyaçlarını kaliteli ve sağlam malzemeler kullanarak yerinde profesyonel bir şekilde halletmektedir. Soğuk ve yağışlı havalardan korunmak için sizler de unutmadan pimapenlerinizin bakım ve onarımını en kısa zaman yaptırmalısınız.

Pimapenler, maalesef bir ömür boyu sizlere dışarıdan gelecek herhangi bir tehdidi tamamen kapatamamaktadır. Bunun nedeni ise dışarıdan gelen tehditlerden dolayı zamanla lastiklerin ve contaların eskimesinden kaynaklanmaktadır. Sizler de bu problemlerinizin hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulmasını istiyorsanız istanbul pimapen tamiri servisimizden faydalanabilirsiniz. İstanbul’un her bölgesine servisimiz aktif olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Siz değerli müşterilerimizin her türlü dekorasyon ve tamir ihtiyaçlarını profesyonel ekibimiz ile tamamlayarak sizleri huzur ve güven ortamına taşıyoruz. Yıllardan gelen deneyimimizle, şirket olarak oturturmuş olduğumuz sistemle sektörde öncü olmaya devam ediyoruz. Garantili işlerimiz sayesinde biten işlerimizden sonra da müşterilerimizle iletişimimizi koparmadan işlerimizi kaliteli bir şekilde devam ettiriyoruz.


YILMAZ DEKORASYON

ADRES
Zafer Mahallesi Güney Sokak No:12 Yenibosna/Bahçelievler

TELEFON
0212 639 83 38
0532 663 95 58
0537 403 31 58 


3 Aralık 2017 Pazar

Ahmet Yesevi'nin Hayatı Kısaca


Ahmet Yesevi Hakkında Kısa Bilgi

Ahmet Yesevi, günümüzde Kazakistan sınırları içerisinde yer alan Sayram kasabasında dünyaya gelmiştir. İlk eğitimini babası İbrahim Şeyh'ten aldı. Anne ve babasını erken yaşta kaybeden Yesevi, Otırar'a giderek bir süre Şeyh Arslan Bab'tan eğitim gördü. Onun vefatından sonra ise eğitimine devam etmek amacıyla farklı şehirlere gitti. 

Bu amaç
la gittiği şehirlerden ilki dönemin en önemli ilim ve medeniyet merkezi olan Buhara oldu. Burada Şeyh Yusuf Hemedani'den tasavvuf eğitimi almış ve şeyhin halifelerinden biri olmuştur. Eğitimini tamamladıktan sonra Türkistan'da İslamiyet'i yaymak amacıyla Yesi'ye gitti. Göçebe Türkler arasında önemli bir nüfuz elde etti. Kurduğu dergahla İslamiyet'e yeni giren Türklere eğitim verdi. 

Ahmet Yesevi, tasavvufi düşüncelerini anlatmak için o dönem yaygın olduğu üzere Arapça ve Farsça'yı değil, Türkçe'yi seçmiştir. Hece vezniyle ve sade bir anlatımla kaleme aldığı "Hikmet" olarak adlandırılan şiirleri, kuşaktan kuşağa aktarılarak 15. yüzyılda "Divan-ı Hikmet" adı altında bir araya getirildi.

Bazı kaynaklarda Ahmet Yesevi’nin Hicri 562 (M. 1166-67) senesinde vefat ettiği ifade edilse de farklı tarihler veren araştırmacılar da vardır. Ahmet Yesevi için Timurlenk tarafından Türkistan kentinde türbe yaptırılmıştır. 

Ahmet Yesevi'nin Eserleri


Divan-ı Hikmet


Fakr-name


Risale der Adab-ı Tarikat


Risale der Makamat-ı  Erba‘in

30 Ekim 2017 Pazartesi

Cahit Arf Kimdir? Kısaca Hayatı


Türkiye'nin en önemli matematikçilerinden olan Cahit Arf, 1910 yılında Selanik'te dünyaya geldi. Lise öğrenimini Fransa'daki St. Louis Lisesi'nde, yüksek öğrenimini ise burslu olarak dönemin en prestijli okullarından olan Ecole Normale Superieure'de tamamladı. 

Yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü. Önce Galatasay Lisesi'nde daha sonra ise İstanbul Üniversitesi'nde görev yaptı. 1937 yılında doktora yapmak amacıyla Almanya'ya gitti. Burada Helmut Hesse ile önemli çalışmalarda bulundu. Bu çalışmaların sonucunda Hesse-Arf Kuramı'nı geliştirdi. Kendi adı ile bilinen birçok matematik terimini bilim dünyasına kazandırdı. 

Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi'nde 1943 yılında profesör, 1955 yılında da ordinaryüs profesör unvanını aldı. Bir yıllığına Maryland Üniversitesi'nde misafir profesör olarak görev yaptı. 1964 yılında TÜBİTAK Bilim Kurulu Başkanı oldu. California Üniversitesi'nde konuk öğretim görevlisi olarak görev yaptı. 1967 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde görev yapmaya başladı ve emekli oluncaya kadar da çalışmalarını burada sürdürdü.  

Emekli olduktan sonra TÜBİTAK'ın Gebze'deki araştırma merkezinde çalışmalar yaptı. 1985 ile 1989 yılları arasında Türk Matematik Derneği başkanlığı görevini yürüttü. Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyeliğine seçildi. 26 Aralık 1997'de hayatını kaybetti. 

9 Ekim 2017 Pazartesi

Ermeni Sorunu Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkmıştır? Hakkında Kısa Bilgi


Osmanlı Devleti'nin egemenliğinde uzun yıllar boyunca barış içinde yaşayan Ermeniler arasında özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dış güçlerin de etkisiyle ayrılıkçı düşünceler etkili oldu. 

1877-1878 yıllarında Osmanlı Devleti ile Rusya arasında gerçekleşen ve Osmanlı Devleti'nin yenilgisiyle sonuçlanan savaşın ardından yapılan Ayastefanos ve Berlin antlaşmalarıyla Rusya, Osmanlı topraklarında yaşayan Ortodoksların koruyuculuğunu üstlendi. Bu tarihten sonra doğuda yer yer Ermeni ayaklanmaları baş gösterdi. 

Rusya, savaş sonucunda ele geçirdiği Kars, Ardahan ve Artvin'e nüfus üstünlüğünü sağlamak için çok sayıda Ermeni gönderdi. 1887'de Cenevre'de kurulan Hınçak ile 1890'da Tiflis'te kurulan Taşnak komiteleri, birçok terör faaliyetinde bulundu. Sultan Abdülhamid, Ermeni terör örgütlerinin faaliyetlerini engellemek için Hamidiye Alayları'nı kurdu. 

Birinci Dünya Savaşı'nda Ermeni çeteleri Rus ordularına destek verdi. Bu sırada Ermeni terör örgütleri tarafından birçok katliam yapıldı. Bunun üzerine savunma hattının gerisini güvence altına alabilmek için 14 Mayıs 1915 tarihinde Techir Yasası çıkartıldı. Bu yasayla birlikte Ermeniler, Suriye'ye gönderilmeye başlandı ve Ermeni liderler tutuklandı. 

Rusya'nın dışında İngilizler ve Fransızlar da Ermenileri kullandı. Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa; Adana, Antep ve Urfa bölgelerinde bir Ermeni devleti kurmayı düşünmüşse de bölge halkının direnişi bunu engellemişti. İngiltere ise Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikasını bıraktıktan sonra kendi kontrolünde, Rusya'nın yanı başında (tampon olacak) bir Ermeni devleti kurma amacındaydı.

Kurtuluş Savaşı'nın başarılı bir şekilde neticelenmesiyle doğuda Ermeni devleti kurulması düşüncesi yerle bir oldu. Fakat Ermenilerin terör faaliyetleri 1973 yılında tekrardan başladı. Ermeni terör örgütü ASALA, 27 Ocak 1973'te Los Angeles'da iki Türk diplomatını şehit ederek başlattığı terör faaliyetlerini 21 ülkede sürdürdü. Dış ülkelerden destek gören ASALA, 1983 yılında Fransa'daki Orly Havaalanı'na düzenlediği bombalı saldırıda Fransızların da ölmesi üzerine bu desteği kaybederek zayıfladı.