14 Ocak 2012 Cumartesi

FRANSA VE SOYKIRIM



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ermeni soykırımını inkarını suç sayan" yasa tasarısı nedeniyle Fransa'ya önemli göndermelerde bulunmuş ve bu göndermelerden birinde şunları demişti: "Daha önce Cezayir'de sonra Ruanda'da binlerce insanın katledilmesinde Fransa'nın rolü hiç tartışılmıyor.Soykırım görmek isteyenler dönsünler ve kendi kirli kanlı tarihlerine baksınlar."
Bu sözlerden, "Biz yaptık ama siz de yaptınız.İki ülke için de en iyisi bu konuları açmamak." anlamında bir sonuç çıkartmak yanlış olur.
Buradan çıkartılabilecek en doğru şey, "Tecavüzcüden ahlak dersi alınmayacağı"dır.

Şimdi meseleye gelelim.
Cezayir ve Ruanda soykırımı.
Üstüne söyleyenecek o kadar söz var ki...
Hiçbir kelime oralarda yaşanan acıları tarif edemez.
Ben burada Ruanda soykırımının üstünde duracağım.
Ve önemli bir tanığın bu soykırım üstüne hissettiği duygularla başlayacağım.
O isim, Fransa eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand.
Mitterrand, Ruanda soykırımıyla ilgili "O ülkelerde bir soykırım yaşanması o kadar da önemli değil" açıklamasında bulunmuştu.(Le Figaro, 12 Ocak 1998)
İnsanın nasıl da kanını donduruyor değil mi?
Şimdi de sözü 1992 yılında Ruanda Cumhurbaşkanlığı Muhafızları'nı eğitmek için bölgede bulunan Thierry Prungnaud'a bıraklım:
"1992 yılında Fransız askerlerinin Ruandalı sivil milislere atış eğitimi verdiğini gördüm."
Hiç şaşırmayın.
Libya'ya "insani" amaçlarla müdahalede bulunan Fransa'dan bahsediyoruz!





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder