14 Ocak 2012 Cumartesi

TÜRKİYE VE BÜYÜYEN EKONOMİSİ

Türkiye ekonomisi, son 10 yıldır önemli ilerlemeler kaydetti.
10 yılın altını çiziyorum.
Çünkü, birçok başarı ve bu başarıların sonucunda elde edilen rekorlar bu süreç içerisinde oldu.
En tazesinden bir örnek vermek gerekirse; 2011 ihracat rakamları.
2011 yılına ait ihracat rakamları TİM tarafından açıklandı ve
ülkemiz 134,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek bu alandaki tarihi rekorunu kırdı.
İhracat yapan il sayısı 10 yıl öncesine göre 3 kattan da fazla arttı.
Bu çok önemli bir başarıydı.
Yine bir örnek daha vermek gerekirse; büyüme rakamları.
Ülkemiz, 2011 yılının ilk üç ayında yüzde 11 büyüyerek Çin'i bile geçti ve dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi oldu.
Bu durum kişi başına düşen geliri de arttırdı.
10 yıllık süreçte, bu gibi ekonomik başarılara daha birçok örnek sayabiliriz.
Ancak, bu kadarı yeterli sanıyorum.
Peki, "Herşey güllük gülistanlık" mı diyoruz?
Hayır...
Ekonomimiz birçok konuda önemli başarılar elde etmesine karşın bugün önemli yumuşak noktaları var.
Bunlardan biri son zamanlarda üzerinde önemle durulan cari açık, diğeri ise yüksek miktarlara ulaşan sıcak para.
Yüksek cari açık, her ne kadar enerji ithalatına dayandırılsa da bugün dünyada birçok ülke, enerji ithalatı gerçekleştirmekte.
Sorunu salt bu iki sebebe indirmek aşırı kolaycılık olur.
Bir diğer mesele ise, sıcak para şişkinliği.
Ekonomideki açığı kapatmak için sıcak para güzel bir destekçi olabilir.
Ancak ne var ki; sıcak para çok kolay kaçar.
İşte o zaman da büyük felaketleri beraberinde getirir ülke ekonomimiz için.
Hazır konu açılmışken sıcak parayla ilgili ATO'nun yaptığı şu çıkarımı da iletmek isterim.
"Sıcak para son 8 yılda Türkiye'de kazandığı getiriyi, Japonya'da 190 yılda, ABD'de 79 yılda elde edilebilir."















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder