4 Kasım 2012 Pazar

SUSURLUK KAZASI


3 Kasım 1996 günü Balıkesir'in Susurluk ilçesinde meydana gelen kaza, bir anda Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü. 
Ölenlerin kimliği herkesin kafasını karıştırmıştı.

Susurluk Kazası'nın Resmi

Emniyet müdürü Hüseyin Kocadağ yönetimindeki 06 AC 600 plakalı Mercedes, Susurluk ilçesi yakınlarında -Çatalceviz mevkiinde- benzinlikten çıkış yapan Hüseyin Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakalı kamyona çarptı. Kaza sonucunda ''Mehmet Özbay'' sahte kimlikli Abdullah ÇatlıHüseyin Kocadağ ve Gonca Us öldü. DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak ise yaralandı.
Bir arada olmaması gereken kişiler bir aradaydı.
Gazeteler manşetlerinden kazayı duyuruyorlardı: Mafya-Siyaset-Devlet Üçgeni.
Abdullah Çatlı 18 yıldır aranıyordu. Polis ve milletvekiliyle aynı arabada olması büyük şaşkınlık yaratmıştı.
Anlatılanlara göre Abdullah ÇatlıHüseyin Kocadağ ve Sedat Bucak Kuşadası'ndan dönmekteydi.
Kazanın ardından araçta kimi ruhsatlı, kimi ruhsatsız birçok silah bulundu. Ayrıca yıllardan beri ortaya atılan bir iddia ise, kazanın hemen ardından birileri tarafından araçtan bir çantanın alındığı. 
Susurluk Kazası'nın ardından dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar8 Kasım'da istifa etmek zorunda kaldı. 
Tansu Çiller yaptığı açıklamada, "Bu ülke uğruna, devlet uğruna kurşunu atan da kurşunu yiyen de her dönem bizim için saygıyla anılır, onlar şereflidirler. Bizim bu konuda söyleyeceklerimiz bundan ibarettir" dedi.
Kamuoyunda kazanın araştırılması yönünde yoğun bir baskı vardı.
Bunun üzerine Susurluk Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyon, 26 Kasım günü çalışmalarına başladı. 
Ülke genelinde her akşam saat 9'da "Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık" eylemi başlatıldı.
Susurluk Davası'nın ilk duruşması da 2 Haziran 1997'de yapıldı.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder