3 Aralık 2012 Pazartesi

ADNAN MENDERES'İN UÇAK KAZASI


Tarih: 17 Şubat 1959

Başbakan Adnan Menderes, Kıbrıs görüşmeleri için THY'nin SEV uçağı ile Londra'ya uçmaktaydı.

Önemli bir yolculuktu... Demokrat Parti hükümeti bir süredir Kıbrıs sorunu ile uğraşmaktaydı. Sorunun çözümü için belli görüşmeler yapılıyor, temaslar kuruluyordu. Bu görüşmelerden biri de Londra'da gerçekleştirilecekti.

Ancak kötü hava koşulları nedeniyle THY'nin SEV uçağı, Londra yakınlarında düştü. Kaza sonucunda uçakta bulunan 16 kişi öldü, 10 kişi ise uçaktan sağ kurtuldu. Başbakan Adnan Menderes, kazadan hiç yara almadan kurtuldu. Menderes çıkartıldıktan 7-8 dakika sonra da uçak infilak etti. Kazada yaşamanı kaybedenler arasında şu isimler vardı: Basın Yayın ve Turizm Bakanı Server Somuncuoğlu, Eski Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu, THY Genel Müdürü Abdullah Parla, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Muzaffer Ensü, gazeteci Burhan Tan...




Yaralı olarak kurtulanlardan Başbakan Adnan Menderes'in Özel Kalem Müdürü Şefik Fenmen, kaza anını detaylı bir şekilde anlattı: "Uçak düştüğü zaman yerimden fırladım. Başvekil Menderes ve Umumi Katip Melih Esenbel içerdeydiler. Bu sırada uçağın kuyruğu kopmuş ve bir delik açılmıştı. Tekrar içeriye girdim. Menderes ve Melih Esenbeli ayakta ve arkadaşlarına bakar şekilde gördüm. Onlara yardım ederek beraberce dışarıya çıktık. İlerimizde 4 İngiliz duruyordu, bizi derhal arabalarına alarak evlerine götürdüler. Düşüşümüzden 8 dakika sonra uçakta infilah olduğunu sonradan öğrendim."(1)

Kazanın ardından CHP Genel Başkanı İsmet İnönü ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı, Menderes'e geçmiş olsun telgrafı çekti.

Menderes, Londra Antlaşması'nı hastanedeki odasında imzaladı. 26 Kasım günü yurda dönen Menderes'i halk büyük sevgi gösterileriyle karşıladı. Menderes'in geçeceği havaalanından Edirnekapı'ya kadar olan yol boyunca çok sayıda kurban kesildi. Menderes kendisini karşılayanlara şu sözlerle hitap etti: "Elim uçak kazanından sonra mübarek vatan topraklarına, güzel İstanbul'a dönmüş bulunmaktayım. Şu anlarda sanki araya asırların hasreti girmiş gibi kavuşmanın müstesna heyecanını duymaktayım. Ancak hüzünle ve derhal ifade etmeliyim ki, bu kavuşmanın heyecanı yanında kıymetli arkadaşlarımızı kaybetmenin elemi ile kalbim tarifi çok güç tezatlı hislerin mihrakı halinde çırpınmaktadır...." (2)

(1)Milliyet gazetesi, 19.02.1959
(2)Milliyet gazetesi, 27.02.1959



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder