4 Mart 2013 Pazartesi

Ali Kuşçu'nun Kısaca Hayatı


Ali Kuşçu, 1400 yılında Semerkant'da doğdu. Babası, Timur İmparatorluğu Sultanı Uluğ Bey'in doğancıbaşısı Mehmet Bey idi. 'Kuşçu' adı babasının buradaki görevinden gelmektedir.

Ali Kuşçu
Ali Kuşçu'nun yetiştiği çevre -Semerkant ve Buhara- dünyanın önde gelen bilim merkezlerindendi. Semerkant'da bulunan rasathane, dünyanın en gelişmiş rasathanesi olarak kabul ediliyordu.

Ali Kuşçu, küçük yaştan itibaren matematik ve astronomi ile ilgilendi. Onun bu alandaki yeteneği Uluğ Bey'in de gözünden kaçmamış; eğitimiyle yakında ilgilenmişti.

Dünyaca tanınmış matematik ve astronomi bilgini Bursalı Kadızade Rumi, Uluğ Bey'in isteği üzerine Ali Kuşçu'nun hocası oldu. Ali Kuşçu'nun hocaları arasında Gıyaseddin Cemşid de vardı.

Ali Kuşçu, bir süre sonra kendisini geliştirmek için İran'ın en büyük bilim merkezi Kirman'a gitti. Burada çeşitli bilginlerden dersler aldı ve çalışmalar yaptı. Ay yüzünün jeolojik yapısını inceleyen 'Hall-ü Eşkal-i Kamer' adlı bir risale yazdı. Kirman'daki eğitimini ve çalışmalarını bitirdikten sonra Semerkant'a döndü. Kadızade Rumi'nin ölümünden sonra Semerkant'daki rasathanenin başına geçti.

Ali Kuşçu, Uluğ Bey'in ölümü üzerine Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yanına gitti. Uzun Hasan'ın Osmanlı Devleti ile yapılacak barış görüşmelerinde gönderdiği heyet arasında Ali Kuşçu da vardı. Fatih Sultan Mehmet, Ali Kuşçu'ya İstanbul'da kalmasını teklif etti. Ali Kuşçu bu teklifi kabul etmek ister, fakat Tebriz'deki elçilik görevini tamamlaması gerektiğini söyler. Bu görevi tamamladıktan sonra İstanbul'a gelir ve kendisi için bir karşılama töreni yapılır. Ali Kuşçu, Ayasofya medresesinde matematik ve geometri dersleri verdi.

Fatih Sultan Mehmet'in "Bilgi güneşi" dediği Ali Kuşçu, 16 Aralık 1474'de İstanbul'da öldü.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder