21 Temmuz 2013 Pazar

Yiğit Bulut 2001 Krizinin Nedenlerini ve Sonuçlarını Anlattı


2001 krizinin nedenleri nedir? 2001 krizinde batan bankalar hangileri? 

Yiğit Bulut, TRT Haber ekranlarında yayınlanan 'Derin Analiz' programında 2001 krizinin perde arkasını anlattı. İşte Bulut'un açıklamaları:


28 Şubat'la başlayan süreçle birlikte tam 18 banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi. 2000'de yüzde 77.9 olan kamu borcunun gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı, 2001'de yüzde 120 seviyesine yükseldi. Enflasyon yüzde 70'lere vardı. 

28 Şubat sürecinden 2001'e kadar, daha kriz çıkmadan, 55 milyar dolarlık bir kaybımız var. Türkiye finans sektörü tamamen dibe vurdu. 1997 yılında 3 milyar dolar olan bankacılık sektörü döviz açık pozisyonu, 2000 yılının sonunda 22 milyar dolara çıktı. Kamu bankası zararlarının milli gelire oranı 1996 sonunda yüzde 4.2 iken, 2001'de yüzde 20'nin üzerine çıktı. 

2001 KRİZİNDE BATAN BANKALAR

17-30 Kasım 2000'de 5,5 milyar dolar rezerv kaybettik. Bank Ekspres, İnterbank, Egebank, Yurtbank, Sümerbank, EGS Bank iflas ettiler. Gecelik faizler normal gördükleri piyasada 4 binlere, bankalararası piyasada 7 bin 500'lere, hatta özel işlemlerde 14 bin 8'lere kadar çıktı. 22 Şubat'ta ise tamamen sistem patladı. 

1999'un altıncı ayından itibaren 3 partili koalisyon hükümeti, piyasalara şöyle bir açıklama yaptı: 'Türkiye'nin bundan sonra iki çıpası vardır. Bir tanesi IMF stand-by anlaşması, bir tanesi de Avrupa Birliği tam üyelik süreci.' Bu iki çıpanın piyasalar tarafından satın alınmaya başlanmasıyla birlikte 1999'un altıncı ayında 0.72 sent seviyesinde olan İMKB endeksi, dolar bazında 9 katına çıktı. 17 Ocak 2000'de ise TL bazında 20 bin 700 seviyesine geldi.

17 Ocak 2000 günü, hisse senedi piyasasında ve bono piyasasında satış için yabancı portföyler düğmeye basıyor. 17 Ocak 2000 - 19 Şubat 2001 tarihleri arasında Türkiye'yi terk eden paranın miktarı yaklaşık 15 milyar dolar. Merkez Bankası, bütün imkanlarını Türkiye'den çıkmak isteyenlere döviz vermek amacıyla kullanıyor. Eğer bir ekonomik denklemde iki bilinmeyenden birini bilinir hale getirirseniz, o zaman sistemi iflas edene kadar soyarlar. 2001 krizinde ana sorun da bu. Hisse senedi sattılar ve Merkez Bankası, kaç liradan döviz alacaklarını onlara taahhüt etti.

ANAYASA KİTAPÇIĞI FIRLATILMASI BAHANE

Biz bu büyük hatayı yaparken; Türkiye'nin stand-by anlaması vardı, Kemal Derviş Dünya Bankası başkan yardımcısıydı, G20 Zirvesi Türkiye'de yapılmıştı. Ama hiç kimse, yabancı portföyler sıfır noktasına inene kadar Türkiye'ye kuru dalgalanmaya bırakın demedi. Yabancı portföyler boşalınca, cumhurbaşkanı başbakana anayasa kitapçığı attı bahanesiyle, artık krizin dünyaya deklare edilme zamanı geldi. Dediler ki, "Cumhurbaşkanı başbakana anayasa kitapçığı attı ve Türkiye krize girdi." Kitap atılması, kriz havasının yaratılarak finansal soygunun üstünün kapatılması içindi



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder