28 Mayıs 2014 Çarşamba

Sosyalizm Nedir? Kısaca Bilgi


"Sosyalizm" kelimesi ilk defa İngiltere'de 1827 yılında; bir fabrika sahibiyken sosyal reformcu olan, tüketicilerin işbirliği hareketini kuran, halkın sahip olacağı ve denetleyeceği üretici yatırımların kurulmasını savunan Robert Owen'in (1771-1858) görüşlerini yayınlayan dergide kullanılmıştır.

Terim, Fransa'da da 1832 yılında kullanılmış ve bundan sonra bütün Avrupa ve Amerika'da hızla yayılmıştır. Sosyalizm, ekonomik faaliyetlerin bir bütün olarak özellikle toplum yararına planlandığı ve denetlendiği bir toplum şekli anlamında kullanılır. Sosyalizm; münferit şirketlerin, düzenleyici merkezi bir plan olmaksızın, kar karşılığında mal sağlamak için kendi insiyatiflerine göre birbirleriyle rekabet ettikleri laissez-Faire ( bırakınız yapsınlar) anlayışına dayanan ekonomik düzene karşıttır.

Sosyalizm, bilinçli bir doktrin olarak, serbest piyasaya veya kapitalist sisteme karşı doğmuştur ve ahlaksal ve teknik bakımdan ona üstün bir çözüm yolu olarak gösterilmektedir. Teknik ekonomik alanda, liberal serbest piyasa ekonomisinin, devresel krizler ve yaygın işsizlik olmadan çalışamayacağı savunulmaktadır.

Sosyalistler, liberal serbest piyasa ekonomisine ahlaksal bakımdan esas itibariyle, (a) ücretlilerin kapitalist işverenin dileğine boyun eğmek zorunda bırakıldığını ve (b) özel firmaların insiyatifine göre yapılan üretimin, halkın ihtiyaçlarını karşılamak yerine kar getirecek malların üretimine ve satışına yöneldiğini belirterek itiraz etmektedirler. Sosyalistler, krizlerin ve işsizliğin ancak ekonominin bir bütün olarak planlanmasıyla önlenebileceğini savunmaktadır. Böyle bir planlanmanın, mutlu bir azınlığın lüksü yerine, herkesin ihtiyacına öncelik verecek ve işçileri işverene karşı ekonomik bağlılıklarından kurtaracak şekilde yürütülmesi gerektiğini savunmaktadırlar.

"Bilimsel sosyalizm" diye de adlandırılan Marksist görüşe göre, kapitalist toplum ekonomik krizler sonucunda yıkılmaya mahkumdur; bu sırada proleter ihtilalciler kapitalistlerin tekellerine son verecek, üretim araçlarını devletin mülkiyetine sokacak ve hükümet baskısının veya insanın insana bağımlılığının olmadığı bir toplum şekline ortam hazırlayacaklardır.

KAYNAK

Milliyet gazetesi, 10.06.1968, s.2, Prof. H. B. Acton, Çeviren: Candan Selek Ataöy




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder